Hikâyesi Gebiz’de, Yörük hayatının ve aileden gelen güreş hevesinin içinde başladı. Annesi Şerife ev hanımı; babası Mehmet emekli polis, gençliğinde güreşe hevesliydi.
“Babam annemi kıl çadırında, yani Yörük çadırında almış. Evleri yokmuş. Ben de Yörük hayatını çok seviyorum. Şu an hala göçebe hayatı yaşıyoruz.”
Güreşe yönelmesinde babasının fotoğrafları ve ailede anlatılan kispet hikâyesi vardı. 15 yaşında, 28 kiloyla Kepez Belediyesinde başladı.
“Dedem, babamın güreşe gitmemesi için kispetini kesermiş. 2-3 defa kesmiş ve babam yılmış... Babamın fotoğraflarına bakıp karar verdim. Güreş hayatıma 28 kiloyla başladım.”
Başpehlivanlık boyuna yükseldiğinde de yaylaya, hayvan gütmeye döndü.
“Başpehlivanlığa ilk çıktığım zaman Antalya’ya gittiğimde yaylaya hayvan gütmeye çıktım... Soframıza konan her şeyi kendimiz üretiyoruz.”
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde okudu. Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Güreş Kulübü adına güreşiyor. Bıyığı, Er Meydanı’nda seyircinin tanıdığı imgenin parçası oldu.
“Er Meydanı’na çıktığımda ustalarım ve kule hakemleri bıyığımı kesmememi söylediler. Seyirci de çok beğeniyor. Bıyığımın imajı Er Meydanı’na renk kattı.”
Evli, bir oğlu var. Annesi Şerife, 2022’deki Kırkpınar’ı şu sözlerle anlatıyor.
“Oğlum giderken söyledi: ‘Anne kemeri alacağım ve senin boynuna asacağım’ dedi.”